29 Ekim 2019

Kayıp Atlantis Halkı

Kategori: Yazılar

Fatma Albayrak

Kayıp Atlantis Halkı

“Benim içinde olduğum treni kaçırdıysan,

Gittiğimi bileceksin

Yüz milden ıslığın sesini duyabilirsin.”

Okuduğum bir kitapta Amerikan Yerlileri’nin (yani Kızılderililer’in) aslında Atlantis’in halkı olabileceğini dile getiriyordu yazar. Bu fikri destekleyecek çeşitli argümanlar da vermişti iddialı cümlelerinin ardından. O kitabı okuduğum sıralar kafamın içinde dolanan bir parça vardı: Five Hundred Miles. Anlaşılmamış biri tarafından yazılmıştı belli ki… Zaten anlaşılsa neden şarkı yazsın ki? Parasız kalmamış ünlü, aç yatmamış yazar olur mu hiç… Dertsiz sanatçıların gerçekliğini sorguluyorum. Her şey güzelken hiçbir şey güzel değil çünkü. 

Amerikan Yerlileri’ni kimse anlamadı. Dil mi yetersizdi, imkân mı bilmiyorum. Ama sanki şimdi geçmişe gidip bir kabile reisiyle oturup konuşmaya çalışsam, benim heyecanımı içten içe yersiz bulacak ve söylediklerim havaya karışırken onun odağı yine arkamdaki ormanda bir yerde kaybolacak gibi. Etrafı çizgi çizgi olmuş çekik gözleri gülümsüyor imajı verirken düşünen, hep düşünen, çokça düşünen… ama anlatmayan, çünkü anlaşılmayacağını bilen…

Amerikan Yerlileri, tıpkı papatyalarla dolu bir çayırdaki uzun boylu kırmızı lale gibi çabucak kopartıldı. Onlarda lalenin zarafeti görülürken, Beyaz Adam’da papatyanın nezaketinden eser yoktu. Sonuç olarak en farklı çiçek çabucak soldu… Şimdi de öyle oluyor değil mi?

Hadi beraber kıyıya gidelim. Önce ayaklarımızı sokalım ki suya, soğukla karşılaştığımızda hemen çırpınıp karaya dönmeyelim.

Atlantis’i merak ediyorum… Kendimi Platon’un anlattıklarıyla sınırlamak gelmiyor içimden. Bu yüzden çok araştırma yapmıyorum. Bazen bilmek öldürür gibi geliyor. Belki de o yüzden “Ne kadar az bilirsen o kadar iyi.” diyor Meksika mafyasına bulaşmış serseri ama kötü olmayan adamlar…

Şimdi benim hayal gücüm şöyle söylüyor: “Ya Amerikan Yerlileri Atlantis’in sadece ufacık bir parçasıysa?”



Bazen yolda yorulmuş insanlar görüyorum. Poşet taşımaktan değil, bebek arabasını itmekten değil… Tüm varlığıyla yorgun olan insanlar. Sanki görmedikleri bir yerin hasretini çekiyorlar. Tanışmadıkları insanlar rüyalarına baskın yapıyor. Aynadaki yansımaları doğru evet, ama kıyafetleri kendilerinin değil gibi. Saçları böyle durmamalı sanki. Topukluyu kim bulmuştu sahi?

Bazen yolda kaybolmuş insanlar görüyorum. Nereden geldiklerini, nerede olduklarını, nereye gittiklerini bilmiyorlar.

Bazen yolda ait olmayan insanlar görüyorum… Hayır o kişi alışveriş merkezinde oturup dedikodu yapmaktan zevk almıyor. Baksanıza gözlerine, tıpkı az evvel bahsettiğim kabile reisi gibi uzaklara dalmış. Ama dönüp cevap vermek zorunda: “Evet bence de o kötü bir marka.”

Kayıp kıta Atlantis, kayıp ruhlara yer verir mi? Çünkü acaba durup dururken gelen, o enteresan; kimi için kahverengi, kimi için kırmızıya yüklenmiş his. Hani senin için evindeki eski radyoda durur, benim için geçtiğim taşlı yolda saklanır ya… Evimize benzeyen his. O mu?



Açlık Oyunları’ndan etkilenen insanlar daha çok distopya görmek istemişti. Böylelikle pek çoğu birbirine benzese de başarılı kitaplar ve filmler etrafımızı sardı. Bunlardan birinin ismi Uyumsuz’du. Filmin içeriğinden bahsetmeme gerek yok ama ‘uyumsuz’ kelimesi hep büyülemiştir beni. O kadar güzel özetliyor ki her şeyi.

Şimdi sevgili deliler, tuhaflar, ilginçler, sıra dışılar, saflar, aramızda dolaşan vampirler, uzaylılar, aşıklar… Her dışarı çıktığında tüm mahallenin bakışlarını üzerinde hisseden mavi saçlı genç ve peçeli kadın. Şiirlerini dolabının dibinde saklayan liseli. Kimsenin neden bahsettiğini anlamadığı o teknoloji dâhisi çocuk. Yüzüne kapı çarpılan anneler, annelerinin yüzüne kapı çarpan gençler… Opera salonundaki bebek, uzaya gönderilen köpek… Yaşamak için çırpınanlar ve ölmek için gün sayanlar. Uyumsuzlar…

Benimle gelir misiniz? 500 mil öteye…

“Rabb’im, yüz, Rabb’im, iki yüz,

Rabb’im, üç yüz, Rabb’im, dört yüz,

Rabb’im beş yüz mil uzaktayım evimden.”

Yorumlar (2)

  • Hacer Gürsoy

    Hacer Gürsoy

    30 Ekim 2019 11:46 zamanında |
    Fatmacım maşaallah tebrik ediyorum, ne güzel ifadeler....inşaallah okuyacağım????

    yanıtla

    • Fatma Albayrak

      Fatma Albayrak

      30 Ekim 2019 12:48 zamanında |
      Çok teşekkürler ^^

      yanıtla

Bir yorum yapın

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz.